Ana içeriğe atla

📑 Varoluş ve Ötesi’nden 50 Alıntı

 


1. “Hiç yoktan yaratılış (ex nihilo), aklımızın alamadığı bir başlangıçtır; çünkü yokluğun içinden varlığın çıkışı, insan düşüncesinin en büyük çelişkisidir.”


2. “Göksel devinim, yıldızların hareketinden çok, insan ruhunun evrenle uyumlu salınımıdır; gökler dönerken kalbimiz de aynı ritimde atar.”


3. “İçsel devinim, insanın kendi içinde yaşadığı en büyük yolculuktur; dışarıya değil, içeriye bakmayı öğrettiği için asıl varoluşun kaynağıdır.”


4. “Sayısal dünya bize matematiğin evrenin dili olduğunu gösterir; her sayı bir hakikatin sembolü, her oran bir sırdır.”


5. “Sözel dünya, dilin gücüyle kurulur; kelimeler yalnızca iletişim aracı değil, aynı zamanda varlığı inşa eden yaratıcı güçtür.”


6. “Gök katları, insan bilincinin aşama aşama yükselişini temsil eder; yer katları ise nefislerin karanlık kuyularıdır.”


7. “Tinsel plan, ruhun hakikatle temas ettiği boyuttur; tensel plan ise varlığın en yoğun ve ağır perdesidir.”


8. “Kavramsal analiz, yalnızca düşünce sistemlerinin ürünü değil; varlığın kendini bize sunduğu yolların toplamıdır.”


9. “Büyük oluşum, evrenin kendiliğinden değil, bilinçli bir iradenin işaretiyle varlığa gelmesidir; her şeyde bir düzen, her düzende bir anlam gizlidir.”


10. “Zihnin yolu, aklın soğuk taşlarını adım adım geçerek hakikate ulaşma çabasıdır; kalbin yolu ise bir anda ateş gibi yanarak hakikati tatmaktır.”


11. “Metafizik, yani ilk felsefe, bütün diğer bilimlerin kaynağıdır; çünkü varlık sorusu sorulmadan hiçbir bilginin temeli atılamaz.”


12. “Ontoloji, varlığın ne olduğunu anlamak için değil, varlığın bizde nasıl yankılandığını görmek için vardır.”


13. “Epistemoloji, bilginin kaynağını araştırırken aslında insanın kendi sınırlarını da gösterir; bildiğimiz her şey aynı zamanda bilmediklerimizin gölgesidir.”


14. “Politika, yalnızca toplumun yönetimi değil, aynı zamanda insan ruhunun eğitilme biçimidir.”


15. “Din, insanın gökyüzüne açılan eli; mitoloji, onun hayallerle süslenmiş dili; masal ise çocuk ruhunda yeniden doğan gerçeğidir.”


16. “Kâinat disiplini, yıldızların hareketinden insanın nefesine kadar bir düzenin varlığını ilan eder.”


17. “İtirazın terki, teslimiyet değildir; hakikati kavradığında artık itiraza gerek kalmaz.”


18. “Dinlerin birliği, farklı ırmakların aynı denize dökülmesi gibidir; isimler değişir, yollar değişir, fakat deniz birdir.”


19. “Astroloji ve gizli ilimler, insanın evrenle olan gizli bağlarını keşfetme çabasıdır.”


20. “Kalp makamı, aklın ulaşamayacağı sırları açar; çünkü kalp, hakikatin ilahi aynasıdır.”


21. “Rüya içinde rüya görmek, varlığın katmanlı yapısına işarettir; hayatın kendisi de belki uyanılmamış bir rüyadır.”


22. “İşaretler kitabı, evrendeki her varlığın sessiz diliyle yazılmıştır; taşın, ağacın, yıldızın, insanın her biri birer ayettir.”


23. “Zat makamı, insanın ‘ben’ini aşarak ‘Hû’ ile bütünleşmesidir.”


24. “Sonsuz yolculuk, insan ruhunun ölümle bitmeyen seyridir; ölüm yalnızca bir kapı, yolculuk ise ebedidir.”


25. “Haller ve makamlar, insan ruhunun basamak basamak olgunlaşmasıdır.”


26. “Vahdet-i vücûd, bütün varlığın tek bir özden türediğini ilan eder.”


27. “İlk düşünceler, varlığın bilinçle ilk temas ettiği andır; saf, arı ve henüz kirlenmemiştir.”


28. “Vahdetin sırrı, farklılıkların içinde birliği görebilmektir.”


29. “Ben, Biz ve Öteki, varlığın üç aynasıdır; insan yalnızca kendini değil, ötekini de bilince varlığın hakikatine yaklaşır.”


30. “İnsan-ı kâmil, varlığın bütün sırlarını kendi şahsında birleştiren kişidir.”


31. “Işık, başlangıcın sembolüdür; bütün varlık nurdan doğmuştur.”


32. “Karanlık, şeytanın değil; bilinmezliğin adı olarak insana sınavdır.”


33. “Ötedünya, insanın arzularının değil, hakikate duyduğu özlemin mekânıdır.”


34. “Yeniden diriliş, varlığın en büyük kanıtıdır; çünkü hiçbir şey yoklukta kaybolmaz, yalnızca dönüşür.”


35. “Her dinin özü aynı kaynaktan doğar; farklı renkler, aynı ışığın yansımalarıdır.”


36. “Bilgi, akıldan kalbe, kalpten ruha yol almadıkça hakikat olmaz.”


37. “Her bir yıldız, insanın kalbindeki ışığın bir izdüşümüdür.”


38. “Evrenin dili matematikse, ruhun dili sevgidir.”


39. “İnsanın ömrü kısa olabilir, fakat ruhun yolculuğu sonsuzdur.”


40. “Varlığın hakikatine dokunmak isteyen kişi, dışarıda değil, kendi iç âleminde yolculuk etmelidir.”


41. “Göksel devinim yalnız yıldızlarda değil, insanın dualarında da sürer; gökyüzüyle insan kalbi arasında görünmez bir bağ vardır.”


42. “İçsel devinim, aklın ve kalbin birlikte attığı adımdır; biri eksik olursa yol yarım kalır.”


43. “Sayısal dünya bize düzeni öğretirken, sözel dünya o düzeni ruhla bezemeyi öğretir.”


44. “Yer katları nefsin derinlikleri, gök katları ruhun doruklarıdır; insan ikisi arasında asılıdır.”


45. “Tinsel plan, insanın yaratıcıyla doğrudan temas ettiği andır; tensel plan ise yaratıcıdan uzaklaştığı sınav alanıdır.”


46. “Kavramsal analiz, hakikati çözümlemek değil; hakikatin bizdeki yankısını duymaktır.”


47. “Büyük oluşum, evrenin bir kez değil, her an yeniden yaratıldığına işarettir.”


48. “Zihnin yolu uzun ve yorucu, kalbin yolu kısa ve yanıcıdır; ikisi birleştiğinde hakikat kapısı açılır.”


49. “Vahdet-i vücûd yalnızca bir felsefi öğreti değil; insanın varoluşsal gerçeğidir.”


50. “Ölüme bakan, sonu görür; ölüme iman eden ise başlangıcı görür.”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

📑 Altın Değerinde Sözler

Arthur Schopenhauer 'dan Seçilmiş Sözler: •Yazgı kartları karıştırır, biz de oynarız. •Hayatın ilk elli yılı metin, geri kalanı yorumdur. •Yaşam ölümden alınan bir borç, uyku da bu borcun günlük faizi olarak görülmelidir.  •Tarih hep aynıdır, yalnız hep farklı.  •Şükür ki yüz tane ahmak bir araya gelse bir tane akıllı adam etmez. •Sırrım konusunda sessizliğimi korursam benim esirim olur; eğer ağzımdan kaçırırsam ben onun esiri olurum.  •Sayfaların arasında gözyaşları, ağlama, dişlerin birbirine çarpması ve karşılıklı katletmenin korkunç gümbürtüsü olmayan felsefe, felsefe değildir. •Para deniz suyuna benzer, ne kadar çok içersen o kadar çok ona susarsın. •Okumak, kendi kafanla değil, başkasının kafasıyla düşünmeye benzer. •Otuz yaşıma gelene kadar öyle olmayan yaratıklara eşitmişim gibi davranmaktan bıkıp usandım. Bir kedi genç olduğu sürece kâğıt toplarla oynar, çünkü onların canlı ve kendine benzer bir şey olarak görür. •Mutluluk diye bir şey yoktur. Mutluluk ya geçmişt...

📑 Hadis-i Şerifler

★ İman, İslam ve İhsan Hz. Peygamber, ashabı ile otururken beyaz elbise içerisinde bir adam gelir ve Hz. Peygamberin önüne diz çöküp oturur. Rasulullah’a:   —“İman nedir?” der. Rasulullah:  “İman: Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayrına ve şerrine inanmandır” cevabını verir. Adam:   —“İslâm nedir?” der. Rasulullah:  “İslâm: Allah’a ibadet edip, O’na hiç bir şeyi ortak koşmaman, namazını kılman, farz olan zekâtı vermen, hacca gitmen, orucu tutmandır” karşılığını verir. Adam:   —“İhsan nedir?” der. Rasulullah: “İhsan: Allah’ı görüyormuş gibi O’na ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’nu görmüyorsan da O seni görüyor.” diye cevap verir. Adam sonra çıkıp gider.  (Buhârî, İman, 37; Müslim, İman, 1, 5) ★Yaratılış "Allah vardı ve Allah'tan başka hiçbir şey yoktu. Allah'ın arşı su üzerinde bulunuyordu. Allah her şeyi zikirde takdir ve tesbit edip yazdı. Gökleri ve yeri yarattı." (Buhârî, Bed’ü’l-halk, 1) "Alla...

📑 Hayat Nedir?

Hayatın kısa olduğu konusunda kimsenin ihtilaf edeceğini zannetmiyorum. Ölümün kolay geldiğine inanmak belki bir aşamada zor gelebilir ama, özellikle, tabuttaki, vakit geçirdiğin bir tanıdığın ise, ölümle yakından tanışırsın. Aslında ölüm kulağa fısıldanan sessiz bir öğüttür. Ölümden daha büyük bir vaaz ve nasihat yoktur. Dehşetli hükümdarlar, ünlü düşünürler, heybetli âlimler, şanlı peygamberler; bu dünyaya gelen her kimse için ölümden kurtuluş yoktur. Kıymetli şairimiz Seyda Eliyê Findiki de öyle diyor: "Di Dinyayê heçî rabî;  feqir û şêx û axa bî  Ji ber mirnê xilas nabî,  di şerq û hem di xerbê da" [Dünyaya gelen her kimse; ister fakir ister ağa ister şeyh olsun Ölümden kurtulamaz,  ister doğuda ister batıda olsun] Madem hayat kısa, madem ölüm çok kolay gelir ve madem bu dünya için yaratılmamışız -hayat ebedî olmadığına göre bu dünya için değiliz- o zaman hayatın dünyayı aşan bir anlamı olmalıdır. Dünyayı ve kâinatı yaratan âlemlerin sahibi, zerreden küreye bütün...