1. “Uzunluk, genişlik ve derinlik mekân hatları; geçmiş, şimdi ve gelecek zaman boyutları; fiziksel beden içerisinde bilincin farklı katlarıyla birleştiğinde, her an içinde varlığın farkında olan bilincimin şiirsel bildirgesini okuyorsunuz.”
2. “Ben varım, fakat varlığımın başlangıç noktasını kestiremiyorum; ben varım, fakat bilincimin son noktasını da kesin bilemiyorum; ben varım, fakat düşünce akışını durdurma iradesini edinemiyorum; çünkü varlığım bağımsız ve mutlak görünmüyor.”
3. “Çocuktum, masalsı bir zihnim vardı; biraz büyüdüm, sebep-sonuç ilişkileri başladı; şimdi zihnim yasallarla kuşatıldı, artık metod kurarak ve düşünce kurallarıyla düşünüyor, hayret duygusunu delip geçiyorum.”
4. “Çetin soruların çetin cevapları olmalıdır; fakat artık tüm felsefi akımlar durmalı, hepsini kuşatan bir düşünce sistemi konuşmalı ve tüm akideleri doğrulayan ufkun sermedi renkliliğinde yüzmeliyim.”
5. “Gelin birlikte gezelim sermedi ufukların doruğunda; ufuklarda gösterilen kanıtların gizemli dünyasında; nefislerde özet hâle getirilen varlığın görkemli açığa çıkışında; bilginin en üst boyutu olan kesin gerçekliğe ayna tutayım.”
6. “İlkin varlığın gizemi üzerine duruyoruz ve ruhsal dengeye dair notlarla başlıyoruz; ardından evrenin yapısı ve felsefi izahlarla insanın temel arzularının kökenine iniyoruz.”
7. “Temel Bilgi başlığı altında insanın zaruri düşünceleri, temel duyguları ve gerekli ilk arzuları incelenir; çünkü her bilinç, kendi içinden varlığın ilk kıvılcımını doğurur.”
8. “Ortadoğu’da karşı ya da alternatif dinler üzerine düşünmek, Zerdüştilik’ten Manihaizm’e, Yezidilik’ten gizemli dinlere kadar varlık bilincinin farklı serüvenlerini keşfetmektir.”
9. “Eski bir masalda denir ki: Tanrı insanlar arasında yaşarmış, herkes yanına gelip taleplerde bulunmuş; sonunda sıkılıp bir dağa çekilmiş, fakat insanlar yine peşini bırakmamış; en sonunda kendini yok ederek sevenlerinin gönüllerine dağılmış.”
10. “‘Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim, mahlûkatı yarattım’ sözü, varlığın en derin sırrını bir cümlede özetler.”
11. “Varlık, ne yalnızca dış dünyanın nesnelerinde ne de yalnızca bilincimizin derinliklerindedir; varlık, ikisinin ortak alanında, insanın ‘ben varım’ diye fark ettiği anın gizeminde açığa çıkar.”
12. “Bir çocuk hayretiyle başlayan varlık serüveni, aklın sebep-sonuç zincirleriyle ağırlaşır ve nihayet felsefi sistemlerin kıskacında, insanı hayretin ötesine taşımaya zorlar.”
13. “Her yeni düşünce akımı, varlığı açıklamak ister; fakat her açıklama, varlığın sırlarını biraz daha derinleştirir.”
14. “İrade, varlığın en büyük bilmecesidir; çünkü insan ne tamamen özgürdür ne de tamamen bağımlı; insan, her ikisinin arasında salınır.”
15. “Kuşku, varlığın gizemini çözmeye giden yolun ilk anahtarıdır; çünkü sorgulamayan akıl, varlığın perdelerini aralayamaz.”
16. “Varlığın zinciri, en küçük atomdan en büyük galaksiye kadar birliğin parıltısını taşır; farklı görünen şeyler aynı kaynaktan ışık alır.”
17. “Dinlerin birliği, insanın en derin hakikat arayışında buluştuğu ortak noktadır; farklı isimler, farklı semboller olsa da hepsi aynı hakikate işaret eder.”
18. “Tanrı bilmecesi, insanın zihninin son sınırıdır; çünkü Tanrı hem aşikâr hem de gizlidir, hem içimizde hem dışımızdadır.”
19. “Özgür irade ve kader, birbirini dışlamaz; bilakis, insanın kendi sorumluluğunu kavrayarak varlığın akışına katılmasıdır.”
20. “Yaşamın derinliği, yüzeyde görünen olaylarda değil; onların ardındaki anlamlarda saklıdır.”
21. “Her varlık, kendi özünde Tanrı’nın gizli bir tecellisidir; bu yüzden hiçbir şey değersiz değildir.”
22. “İnsan, evrenin küçük bir özeti, ama aynı zamanda evrenin kendini fark ettiği bir aynadır.”
23. “Kainat, insana kendini göstermek için sürekli perde açıp kapatan bir sahnedir.”
24. “Gerçek bilgi, kitaplarda değil; varlığın bizzat yaşanan tecrübesindedir.”
25. “Şimdi, geçmişi de geleceği de içinde taşıyan tek hakikattir; varlık yalnızca anda açığa çıkar.”
26. “Beden bir elbise, ruh ise o elbiseyi giyen özdür; elbise yırtılır, fakat öz ebedi kalır.”
27. “İnsanın en büyük yanılgısı, kendini evrenden ayrı sanmasıdır; hâlbuki insan evrenin ta kendisidir.”
28. “Zaman, varlığın akıştaki yüzüdür; mekân ise onun donmuş aynasıdır.”
29. “Birlik kavranmadan hiçbir hakikat tam olarak anlaşılmaz; çünkü çokluk, birliğin farklı yüzlerinden ibarettir.”
30. “Yaşam bilgeliği, insanın kendi acılarıyla yoğrulmuş hakikatlere dokunabilme gücüdür.”

Yorumlar
Yorum Gönder