Acaba Avrupa yani Batı ülkelerinde KADIN neden bu kadar ön plana çıktı hiç düşündünüz mü?
Öncelikle şunu açıkça ortaya koymak gerekir, sanayi devrimine kadar Batıda kadının hiçbir kayda değer adı yoktu. İstisnasız tüm Batılı mütefekkirler (Aristo'dan Nietzsche'ye kadar) kadına yapılabilecek en büyük hakaretleri yapmışlardır. Onlara göre kadın vakit geçirilmesi gereken bir hayvandan farksızdı. Hepsi bu kadar!
Ne zaman ki Sanayi Devrimi oldu, anlayın artık, sanayi devrimi demek işgücü demektir, o zaman kadın değere bindi. Çünkü fabrikalarda çalışacak işçiye gerek duyuldu. Kas gücünden ziyade sabır gerektiren işler çoğaldı, o zaman "kadın hakları" diyerek, kadınları da çalışma hayatına dahil etmek istediler.
Bunun için de düşüncelerin değişmesi gerekiyordu. Sonuçta kadınların çalışması için yeni bir paradigma lazımdı. İşte o zaman "kadın hakları" akıllarına geldi.
Bunlar kadına değer verdikleri için değil kadına işleri düştüğü ve kadına ihtiyaç duydukları için kadına değer verdiler.
Efendim doğu toplumlarında neden böyle değil.
Çünkü doğu toplumlarında henüz sanayi devrimi tam anlamıyla olması gereken yerde değil. Biraz daha geçsin doğu toplumlarında da yavaş yavaş manyakça fikirler ortaya çıkacaktır. Baksanıza kadına yavaş yavaş "Tanrıça" demeye başlayan aptallar çıktı.
Niye? Çünkü işlerin yürümesi lazım.

Yorumlar
Yorum Gönder